Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu


Çanakkale’de gerçekleştirdiği uzun mesafeli bisiklet yolculukları ve toplumsal farkındalık projeleriyle tanınan bisiklet sporcusu Murat Tecimen, hayatının en anlamlı yolculuklarından birine çıkmaya hazırlanıyor.
2 Ekim 2026 Cuma günü, Cuma namazının ardından Çanakkale Dumlupınar Camii önünden hareket edecek olan Tecimen, bisikletiyle kutsal topraklara ulaşmayı hedefliyor. Daha önce Çanakkale’den Samsun’a uzanan iki bin kilometrelik “Vefa Pedalı” projesiyle millî ve manevi değerlere dikkat çeken sporcu, bu kez pedalını Kâbe-i Muazzama’ya çevirecek. Tecimen, “Bu yolculuk benim için bir yarış, bir rekor denemesi ya da bir macera değildir. Sabrın, şükrün, tevekkülün ve teslimiyetin yolculuğudur” dedi.

“Bir Niyet, Bir Yol, Bir Dua ve Her Pedal Bir Dua” diyerek bu kez pedalını Kâbe-i Muazzama’ya çevirecek olan bisiklet sporcusu Murat Tecimen, “Uzun zamandır gönlümde taşıdığım, hayalini kurduğum ve hazırlığını yaptığım bu anlamlı niyetin ardından, Allah nasip ederse 2 Ekim Cuma günü, Cuma namazının ardından Çanakkale Dumlupınar Camiiden Şehitler Diyarı Çanakkale’den Kâbe-i Muazzama’ya, Umre ibadetimi yerine getirmek üzere bisikletimle yola çıkıyorum. Çanakkale’den yola çıkıyor olmak benim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü bu topraklar; imanın, fedakârlığın, sabrın ve vatan sevgisinin destanlaştığı, nice kahramanın canını feda ederek bizlere emanet ettiği mukaddes topraklardır. Şehitlerimizin aziz hatıralarını yüreğimde taşıyarak, bu topraklardan Allah’ın evine doğru pedal çevirmek benim için hem büyük bir şeref hem de derin bir manevi sorumluluktur. Bu yolculuk benim için bir yarış, bir rekor denemesi ya da bir macera değildir. Bu yolculuk, Rabbimin davetine gönülden verilen mütevazı bir cevaptır. Sabrın, şükrün, tevekkülün ve teslimiyetin yolculuğudur. Önümde binlerce kilometrelik uzun yollar, aşılması gereken nice yokuşlar ve karşılaşacağım türlü zorluklar var. Belki yorulacağım, belki zorlanacağım, belki de gücümün tükendiğini hissedeceğim… Ancak ben bu yola kendi gücüme güvenerek değil, Rabbimin sonsuz rahmetine sığınarak çıkıyorum. Çünkü biliyorum ki yolu açan da, dizlerime derman veren de, gönlüme sabır ve kuvvet veren de, menzile sağ salim ulaştıracak olan da O’dur. Birçok kişi bana ‘Neden bisiklet?’ diye soruyor. Çünkü ben Kâbe’ye yalnızca ulaşmak değil, o kutlu yolun her kilometresini hissederek yaşamak istiyorum. Bisiklet bana sabrı öğretiyor. Her yokuşta acziyetimi, her inişte Rabbimin lütfunu hatırlatıyor. Yorulduğumda dayanmayı, zorlandığımda dua etmeyi, ulaştığım her menzilde şükretmeyi öğretiyor. Bu yüzden bisikleti seçtim. Çünkü başka bir vasıtayla birkaç günde aşılabilecek bir yolu; emekle, sabırla, alın teriyle ve dua ile kat etmek istedim. İnanıyorum ki çevireceğim her pedal bir dua, aşacağım her kilometre bir tefekkür, karşılaşacağım her zorluk ise Rabbime daha çok yaklaşmama vesile olacaktır. Belki Kâbe’ye giden en kolay yolu seçmedim; ama Rabbime olan sevgimi, teslimiyetimi ve bu kutlu yolculuğun maneviyatını en samimi şekilde yaşayabileceğime inandığım yolu seçtim. Benim için asıl mesele, Kâbe’ye ne kadar zamanda ulaşacağım değil; o mukaddes menzile hangi niyetle, hangi sabırla ve nasıl bir gönülle varacağımdır. Çünkü bu yolculukta yalnızca kilometreleri değil, gönlümdeki mesafeleri de aşmak istiyorum. Her yokuşta sabrı, her zorlukta tevekkülü, her menzilde şükrü kuşanarak; her geçen gün Rabbime biraz daha yaklaşabilmeyi diliyorum. İnşallah bu yolculuğum, yalnızca bisikletle yaklaşık 4.000 kilometrelik bir yolu katetmekten ibaret kalmaz; azmin, sabrın, tevekkülün ve inancın insanı ne kadar uzaklara taşıyabileceğine de bir vesile olur. Belki bir çocuğa, bir gence veya hayallerinin peşinden gitmek isteyen bir insana ilham olur. Belki de bir gönülde iyiliğe, umuda ve duaya vesile olur. Attığım her pedal bir dua olacak. Gayret bizden, takdir Allah’tandır. Rabbim nasip eder de o mukaddes topraklara ulaşır, Kâbe-i Muazzama’nın karşısında ellerimi açabilirsem; yalnızca kendim için değil, ailem, sevdiklerim, Çanakkale’miz ve güzel ülkemiz için de yürekten dua edeceğim. Gazze’de, Filistin’de ve dünyanın neresinde olursa olsun savaşların, zulmün ve acıların gölgesinde yaşam mücadelesi veren masum çocukları ve bütün mazlumları dualarımda unutmayacağım. Çocukların gözyaşlarının dindiği, korkmadan uyuyabildiği, umutla büyüyebildiği; barışın, merhametin ve kardeşliğin hâkim olduğu bir dünya için Rabbime niyazda bulunacağım. Dilerim ki bu yolculuk, yalnızca benim Kâbe’ye uzanan yolculuğum değil; dualarımızın, umutlarımızın ve iyilik dileklerimizin de o mukaddes topraklara taşındığı bir gönül yolculuğu olsun. Şimdi sizlerden, bu uzun ve manevi yolda yanıma alabileceğim en kıymetli yol azığını istiyorum: Dualarınızı… Bu mübarek yolculuğa çıkarken tüm dostlarımdan, hemşehrilerimden, tanıdığım ve tanımadığım bütün kardeşlerimden, bu yolculuğuma gönülden eşlik eden herkesten dua ve helallik diliyorum. Bu uzun yolda dualarınızın bana güç, gönlüme huzur, adımlarıma ve pedallarıma bereket olacağına inanıyorum. Hakkınızı helal edin. Dua eder, dua beklerim. Rabbim niyetimi hâlis, yolumu açık, yolculuğumu selametli ve umremi makbul eylesin. Çıktığım bu yolda beni her türlü kaza, bela ve musibetten muhafaza eylesin. Karşılaşacağım zorluklarda sabır, yorgun düştüğüm anlarda kuvvet, dara düştüğümde ferahlık, her menzilde şükredecek bir gönül nasip eylesin. Mukaddes topraklara sağ salim ulaşmayı, Kâbe-i Muazzama’nın huzurunda ellerimi açıp dualarımı edebilmeyi, Umre ibadetimi tamamlayarak sevdiklerime sağlık ve selamet içerisinde kavuşmayı nasip eylesin” ifadelerini kullandı.
* Sabri KARAKAYA
www.canak-kale.com
#ALTERNATİFHaber
#HaberNeredeBizOradayız