
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ÇTSO) 2026 yılı ilk Olağan Meclis Toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde yapıldı.
Meclis açılış konuşmasını Kale Grubu Başkan Vekili, ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay yaparken; Okyay, “2025 yılı, yaşattığı pek çok zorlukla birlikte geride kaldı. Yeni yılın bu ilk günlerinde, gündemimizde dikkatle yönetmemiz gereken başlıklar halen varlığını koruyor. Enflasyonla mücadelede atılan adımların etkilerini görmeye başlasak da fiyat istikrarı konusunda kat etmemiz gereken mesafe olduğunu hepimiz biliyoruz. Finansmana erişim hâlâ iş dünyasının ana gündemlerinden biri. Faizler, nakit akışları ve yatırım iştahı üzerindeki etkisini sürdürüyor. Biz içeride bu ekonomik dengelerle uğraşırken, dışarıda dünya siyasetinin ne kadar keskin ve kuralsız bir viraja girdiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Venezuela’da yaşanan buna sadece bir örnek. Bu tür gelişmeler, küresel piyasalarda taşları yerinden oynatmaya yeter de artar. Enerji koridorlarından emtia fiyatlarına kadar her şey bir gecede değişebilir. İşte bu yüzden üretim yaparken sadece kendi maliyetlerimize değil, dünyanın bu öngörülemez yeni düzenine de hazırlıklı olmak zorundayız. Tüm olumsuzluklara rağmen, biz iş insanlarının doğasında bir şey var: Zorlukları görür ama umudu elden bırakmayız. Çünkü üretmenin, çalışmanın, istihdam yaratmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Çanakkale özelinde baktığımızda, elimizde güçlü bir tablo var. Öncelikle hepimizin katkısı bulunan bir başarıya dikkatinizi çekmek istiyorum. Çanakkale iş dünyası olarak, 2025 yılını geride bırakırken gerçekleştirdiğimiz ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 24 artırarak 218,5 milyon dolar seviyesine taşıdık. Daha da önemlisi, ithalatımızın kontrol altında kalarak, şehrimizin net bir dış ticaret fazlası vermesidir. Bu başarı, Çanakkale’nin sadece bir tarım kenti olmaktan çıktığının, dünya ile rekabet eden bir sanayici ile dönüşmekte olduğunun kanıtıdır. Sanayicilerimizi en az ihracat rakamlarımız kadar yakından ilgilendiren bir diğer kritik başlık, bildiğiniz gibi Yeşil Dönüşüm’dür. Artık şunu çok net görmeliyiz: Sanayide sürdürülebilirlik bir tercih ya da uzak bir vizyon değil; küresel pazarda, özellikle de en büyük ortağımız olan Avrupa pazarında kalabilmek için bir varoluş mecburiyetidir. Takvimler 1 Ocak 2026’yı gösterdiğinde, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması resmen mali yükümlülükleriyle hayatımıza girdi. Bu mekanizmanın ihracat maliyetlerimiz üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağı hepimizin malumu. Ancak bu süreci bir tehdit olarak değil, bir dönüşüm fırsatı olarak görmeliyiz. Eğer yükümlülüklerimizi eksiksiz yerine getirirsek, sanayicimizin rekabet gücü sadece korunmakla kalmayacak; rakiplerimizin önüne geçerek ihracat yeteneklerimiz daha da perçinlenecektir. Bu noktada yerel başarımıza bir parantez açmak istiyorum: Ezine Gıda İhtisas OSB’de geçtiğimiz yıl devreye alınan 600 milyon TL değerindeki atık su arıtma tesisi, Çanakkale’mizde Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinin en somut ve en gurur verici adımlarından biridir. Sınırda karbon duvarına çarpmamak için; sanayimizi yeşil enerjiyle, fabrikalarımızı sürdürülebilir altyapıyla donatmak zorundayız. Hedefimiz nettir: ‘Yeşil Sanayi’ vizyonuyla, üretimimizi çevreyle barışık, sıfır atık odaklı ve karbon ayak izi düşük bir modele dönüştürmek. Bu, geleceğin Çanakkale’sine borcumuzdur. Sadece çevresel sürdürülebilirlik yetmez; bu yeşil dönüşümü besleyecek bir diğer ana damarımız ise kuşkusuz teknolojik derinlik ve katma değerdir. Ülkemizdeki 89 teknopark arasında ‘En İyi Gelişme Gösteren Teknoloji Bölgesi’ seçilen Çanakkale Teknopark, bizim en büyük inovasyon mutfağımızdır. Savunma sanayiinden yazılıma kadar her alanda, geleneksel üretimimizi yüksek teknolojiye adapte etmek zorundayız. Üniversitemizle de el ele vererek; beyin göçünü engelleyen, aksine beyin göçü alan bir Çanakkale inşa etmeliyiz. Sanayicimiz, atölyesini, fabrikasını birer Ar-Ge merkezine dönüştürmedikçe, küresel ligde kalıcı olamaz” dedi.

ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu da, konuşmasında; “Yatırımcı ve girişimci için güven ve istikrar ortamı çok önemlidir. Öngörümüz azaldığı zaman uzun vadeli plan yapamayız, risk alamayız. 2025 yılı bizler için bir anlamda yüksek enflasyon baskısı altında bir istikrar arayış yılı oldu diyebiliriz. Osman Başkanım istatistiki verilere yer verdiği için ben tekrarlamak istemiyorum. Ben bu veriler ışığında diyebilirim ki; iş dünyası olarak 2026 yılından beklentimiz; üretimi merkezine alan, sanayi sektörünü destekleyen ve güçlendiren, istihdamı arttıran ekonomi politikalarının egemen olmasıdır. 2025 yılı Aile Yılı ilan edilmesine rağmen üzülerek görüyoruz ki sosyal çöküntü ve toplumsal çürümenin arttığı bir yıl oldu. Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir, değerlerle ayakta kalır arkadaşlar. Topluma nasıl yansıdığı, adaleti ve huzuru nasıl etkilediği, aile yapısını nasıl değiştirdiği gibi önemli göstergeleri vardır. 5174 sayılı Kanunumuzda da Odaların görevleri sayılırken ilk madde : “Meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, ticaret ve sanayinin kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmak” şeklinde tanımlanmıştır. Bu değerlerimizi korumak ve sürdürmek ana görevimiz olmakla beraber gelecek kuşaklara da borcumuzdur. Ekonomi, bürokrasi, siyaset, aile, toplum gibi hayatımızı etkileyen tüm kavramlar ahlâk temeline oturtulamazsa zararını tüm Ülke olarak çekmeye mahkum oluruz. Ekonominin görünmeyen sermayesi ahlaktır. Ben yeni yılda ilk konuşmamda bu konuya özellikle vurgu yapmak istedim. Aralık ayında 77 yeni üyemiz ÇTSO Ailemize katıldı, 57 üyemiz de kaydını sildirdi. Bugün itibariyle 10.435 üyeli büyük bir aileyiz. 2025 yılında genel tescil ve terkin rakamlarını Sema Hanım sizlere birazdan faaliyet raporumuzu sunarken detaylı aktaracak. Toplantımız öncesinde “İşyerlerinde ve Konutlarda Yangın Güvenliği” konulu konferansı dinledik. Afet Koordinasyon Komisyonumuza ve Armağan Bey’e huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Afet risklerine karşı farkındalığımızı arttırmak için sürekli konuyu gündemimizde tutuyoruz. Gerçekten uzun bir sunumdu ama severek ve merakla dinledik. Gerekli bir sunum olduğuna inanıyorum. İlker Bey çok güzel noktalara değindi. Ruhsat almak sizi korumaz, her şeyden önce biz kendimizi ve niyetimizi düzelteceğiz. Bu salonu daha da çok doldurarak konuşmacıları, iş insanının ihtiyacı olan uzmanları buraya çağırarak devam ettirmek istiyoruz. Bu gibi taleplerinizi lütfen komite kararlarınızda bizlere iletin. Sekreteryamız araştırsın. Her ay bir misafir davet etmek istiyoruz. Şubat ayı içerisinde yapay zeka ile ilgili ya da ekonomist bir konuşmacı davet etmeyi düşünüyoruz. Beni her şeyden önce Çanakkale ilgilendiriyor. Çünkü herkesin haddini bilmesi lazım. Ama Türkiye’ye baktığımız zaman kolay yollardan geçmediğimizi söylemek lazım. Konuşmamızı 1 hafta önceden hazırlıyoruz, 2 gün önce İran karışıyor. Yıla girmeden önce terörsüz Türkiye dedik, biraz daha artık milyarlarca dolara ve cana mal olan Güney Doğu’daki o savaş bitecek dedik. Bir baktık Suriye’de başka bir olay meydana geldi. Osman Başkanımın ifade ettiği gibi meşru ya da gayrimeşru seçilmiş bir Devlet Başkanı bir operasyon ile eşiyle birlikte alınıyor. Yani neyin ne olacağı belli olmayan bir Dünya’da yaşıyoruz. Ama beni en çok ilgilendiren Çanakkale. Bizlerin verimli olması için konuşmamız lazım. Çanakkale’nin marka değerini yukarıya doğru çıkarmamız lazım. Pandemide Türkiye’deki birçok il olumsuz manada on etkilendiyse Çanakkale bundan üç etkilendi. Çünkü daha kırsal, henüz büyük bir sanayi şehri değil. Hatta emlak ve turizm anlamında olumlu yanları bile oldu. Pandemiden sonar köprümüz açıldı. Bunun ilimize pozitif faydaları oldu. Bunları değerlendirmemiz lazım arkadaşlar. Üretimlerimizi çeşitlendirmemiz lazım” ifadelerine yer verdi.
ÇTSO Meclis Toplantısı Ocak Ayında doğum günü olan Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin okunmasıyla son buldu.
* Sabri KARAKAYA
www.canak-kale.com
#ALTERNATİFHaber
#HaberNeredeBizOradayız