Çeşmeler, Çanımız ve Çocukluğum

Yayınlama: 28.06.2026
A+
A-

Geçtiğimiz günlerde Eminönü’nde sıcak yaz günlerinde dolaşırken susadım. Buz gibi bir su olsa da içsem diye aklımdan geçirdim. Yeni Camii karşısındaki Belediye Sosyal Tesisleri’nden bir su alayım dedim. Önce kasaya ödeme yapıp sonra suyu alabilirsiniz dediler. Kasaya “Bir 0.5 litre su” dedim. Kasadaki görevli genç kız “25 TL” dedi. Gayri ihtiyari “Emin misiniz?” diye sordum. Kasadaki görevli ne demek istediğimi anlamamış gibi bön bön baktı. Hayalimdeki buz gibi suyu almadan çıktım. Üç harfli marketlerde 5,75 TL olan küçük su, Eminönü’ndeki büfelerde 10-15 TL idi.

Bir dönem İstanbul’un her yeri çeşme ve sebillerle donatılmıştı. Medeniyetimizin temellerinde sadaka-i cariye olarak en fazla yaptırılan hayır hasenat işi çeşme yaptırmaktı. “Su gibi aziz ol; Geçmişlerinin ruhuna değsin….” gibi dualara mazhar olabilmek için milletimiz adeta bir yarış içerisinde idi. Fakat günümüzde ecdadın yaptırdığı çeşmelerin suyunu bile akıtamaz duruma gelmemiz, her yerde ticari düşünmemiz manidar bir durum değil mi ey kari?

Çocukluğumun geçtiği Çan ilçesinde böyle problemler var mıydı? Hatırlayabildiğim kadarı ile 1970’lerde ikamet ettiğimiz İstiklâl Mahallesi’nde hala ayakta olan koca çınarın yanındaki dereden şırıl şırıl su akardı. Öyle kötü kokulu ve kirli de değildi. Bizden büyük mahallenin abileri bilmiş edalar ile “Akan su kir tutmaz.” derdi. Bizde maç aralarında bile dereye iner, iki elimizi taşlara dayar ve dudaklarımızı akan dere suyuna dayardık. Kana kana su içerdik. Hey gidi günler hey. Şu an derede zannedersem kışın da su yok. 1980’lerde dereyi besleyen kaynağın başından kaynak suyu mahallemizin Fatif Camii şadırvanına alınmıştı. Suyun kesilmesinde bunun etkisi oldu diyordu büyükler.

Yine İstiklal Mahallesi çocuklarının top oynadığı Harmanlar bölgesi vardı. Buradaki dereden de kana kana su içmekte bir beis görmezdik. Tabi orada Hacı Köse’nin tarla kenarında ve birkaç farklı yerde daha çok sayıda çeşme vardı. Oralardan da çok su içmişliğimiz vardır.

Çanımızın meşhur Kobak Suyu Panayır Tepesi’ne çıkarken yol kenarındaydı. Şu an hatırlayabildiğim kadarıyla, seramik diyarında çıkma, kırık seramik parçaları ile cephesi yamalı gibi rengarenk bezenmişti. KobakSuyu’ndan da Panayıra giderken çok sıra bekleyip su içmişliğimiz vardır. Düğün salonuna gidenler de su ihtiyacını buradan karşılardı. Fakat her daim sıra beklenirdi. Çünkü kahvehaneler çayı daha iyi çıktığı için sularını Kobak Suyu ile yaparlardı. Bu işin ticaretini yapan birkaç kişi de buradan su doldurup kahvelere servis yapardı.

Yine mahallemizde o yılların nakliyecilerinden traktörü olan  Ali Amca hayırsever bir kişiydi (Allah rahmet eylesin.). Traktörün arkasına taktığı tanker ile ara sıra Kara Dere suyu getirirdi. Tüm mahalle de testilere doldurur o suyu içme suyu olarak kullanırdı.

Terkos dediğimiz evlerde kullanılan belediye suyunun maalesef içmesi pek hoş değildi. Çünkü Taşlıtarla üzerinde olan depoları genellikle ilaçlanır, ev çeşmelerimizden akan su da klor kokar ve içimi, çayı hoş olmazdı.

Çanakkale’ye yolculuklarda en sevdiğimiz de Balaban’da verilen molalardı. Buz gibi kestane suyunun tadı hala damaklarımdadır. Şimdi maalesef ana yol dışında kaldığı için nostalji olarak uğrayanlar dışında biraz tenhada kaldı. Yine bazen Çanakkale otobüsleri Kirazlı’ya uğrardı. Orada da ekşi su vardı. Hevesle içmek için sıraya girerdik. Fakat bir yudumda suratlarımız da su gibi ekşirdi. Bu gün hala izinlerde mutlaka Kirazlı ekşi suya uğramaya çalışırım.

Tabi ortaokul yıllarımda Çan’a mahallemize gelen “tatlı su” şimdilerde Aksu olarak bilinen suyun çocukluk hatıralarımızdaki cümbüşünü de unutmak ne mümkün. Her mahallede yaşayan kişiler imece usulü kendi sokaklarını kazma kürek kazarak Kazdağları’ndan gelen suyu borularla semtlerine getirmişlerdi. Mahallemizde de rahmetli babamın evi, yolun tam köşesinde idi. Aksu çeşme için yer bulmak kolay değil, bulunan yeri hayır olarak vermek de kolay değildi. Rahmetli babam bir dakika bile düşünmeden bahçemizin köşesini çeşme için sadaka-i cariye olarak vermişti. O günden beri kırk küsur yıldır aksu çeşmesi İstiklal Mahallesi Çınarlı Sokakta halka hizmet ediyor. İnşallah kıyamete kadar bu sadaka-i cariye devam eder babacağızım da buradan cümle emeği geçenler ile birlikte istifade eder.

Başta babam olmak üzere tüm ölmüşlerimizin ruhu için birer Fatiha lütfen. Su gibi aziz olun.