Emeğin Payı Ücret

Yayınlama: 27.03.2025
32
A+
A-

Doğanın üretimden aldığı payın rant olduğunu açıklamıştık. Üretimin yapılabilmesi için doğa ile beraber emeğin de olması gerektiğini belirttik. Emeğin aldığı paya ücret denir.

Bizim toplumumuzda yevmiye veya gündelik olarak da ifade ediliyor. Yevmiye ifadesi Arapçada, Farsçada “yevm” kökünden gelmektedir. Adı geçen dillerde de gündelik olarak kullanılmaktadır.

Ülkemizde emeğin karşılığı “İŞ” olarak ifade edilir. Emeğin sahibine de “İşçi” denir. Emeğin fiyatına da ücret denir. Bu çok dar kapsamlı bir yaklaşımdır. Sosyal Güvenlik Kurumu “SGK” daha geniş kapsamlı yaklaşmış ve emeği “Çalışanları” 4A, 4B, 4C olarak sınıflandırmıştır.

-Bir işverene bağlı olarak çalışan ve SGK primi ödeyenleri 4A kapsamına almıştır.
-Bir işverene bağlı olmadan çalışan kendi mesleğini icra edenleri 4B kapsamına almıştır.
-Devlet memuru olarak kadrolu çalışanlar 4C kapsamına alınmıştır.

Toplumumuzda genel kabul edilen görüşe göre; 4A kapsamında olanlar işçi, 4B kapsamında olanlar bağ-kur lu, 4C kapsamında olanlar ise devlet memuru olarak isimlendirilir.

İşçiler emeklerinin karşılığını çalışmalarının sonun da alırlar ve ücret olarak ifade edilir. Devlet memurları çalışmaya başlamadan önce peşin olarak alırlar ve maaş olarak ifade edilir. 4B kapsamında çalışanlar ise muhtelif kesimleri kapsadığı için yapılan işin sunulan
hizmetin çeşidine göre tutar olarak tahsil ederler.

Tarihi süreçte emek önce herkes kendisi için üretiyordu. Daha sonraları üretim için kölelik ve serfliğin olduğunu anlıyoruz. Sanayi devrimi ile beraber bugünkü anlama yakın üretim emek ücret ilişkisi ortaya çıktığını tespit ediyoruz.

Emeğin üretimden ne kadar pay alması gerektiği (Emeğin fiyat) ile ilgili değişik iktisat teorileri vardır. Bunlardan belli başlıları ise şunlardır:

-Klasik iktisatçıların temsilcisi olan Adam Smith “Asgari geçim indirimi” (Geçimlik ücreti) teorisini savunmuştur.
-Neo klasik iktisatçılar “Marjinal verimlilik” teorisini (İşe en son giren işçinin verimliliği) savunmuşlardır.
-Sosyalist iktisatçı Karl Marx’a göre işçi kesiminin emeği sömürülmektedir. Marx’a göre bu bir sınıf mücadelesidir. Çalışan kesim örgütlenerek yönetimde de söz sahibi olacak ve sömürülmekten kurtulacaktır.

İşçilerin kurumsal olarak örgütlenip sendikalaşmaları sonucunda emeğin fiyatlandırılmasının yeni bir boyut kazandığını gözlemekteyiz. (Sendikaların işverenler ile toplu pazarlık yaptıkları gibi)

Ülkemizde uygulanan ücret çeşitleri ise,

-Bir işin yapılıp bitirilmesi için karşılıklı pazarlık ile uzlaşılan götürü ücret.
-Parça başı yapılan işler için ödenen “Akort” ücret.
-Bir aylık çalışma karşılı verilen ve asgari ücretten aşağı olmaması gereken aylık ücret.
-Bir haftalık çalışma karşılığı verilen haftalık ücret.
-Bir günlük çalışma karşılığı verilen gündelik de denilen günlük ücret.
-Son yıllarda uygulanmağa başlayan “part-time” denen belirli saatlerde çalışma karşılığı ödenen ücret (Saatlik ücret).

Sonuç olarak sosyal adaleti sağlayacak, emek sahibin teri kurumadan ve emeği sömürülmeden ücretini alması gerekir. Tutulan oruçların kabulü ve şeker tadında bir BAYRAM dileyerek, hoşça ve dostça kalınız.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

error: Kopyalama Yasak
×