İlhan Geçer ve Melankoli…

Yayınlama: 19.01.2026
59
A+
A-

Şu zamanın seller gibi akıp gidişine bir bakın. Aradan yirmi iki yıl pufff! diye uçup gitmiş. 21 Ocak 2004 yılıydı. Öyle bir kar, yağmur ve soğuk vardı ki, iliklerimize işliyordu. Şenesenevler Eminali Paşa camiine Mehmet Nuri Yardım, Muhsin Kalabay ve ben çok az sayıda şiir sever dost toplayabilmiştik. Hisarcılardan melankoli şairi İlhan Geçer ölmüştü. Öğle namazından sonra, Ümraniye Kocatepe Mezarlığı’nda toprağa verilecekti.

1917 yılında doğmuştu. Hisarcılar için o günlerde yazdığım bir yazıda, bir elin beş parmağı kadar kaldılar, diye yazmıştım. Bugün biri daha gitmiş, dört parmak kalmıştı.

Melankoli şairi dedim, İşte İlhan Geçer’in “Melankoli” şiirinden mısralar:

“O şehirde gene şarkılar söyleniyordur

Karşılık görmemiş sevgiler üstüne

Işıkları sönmüş odamda

Yarım kalmış şarkımı duyuyor musun

Beni sorarsan gene yapayalnızım

Sen sıcak döşeğinde uyuyor musun

*****

Boş kalan yastığımı başkası mı doldurmuş

Ellerini okşayan o yabancı kim?

Öyle uzak bakma yüzüme,

Seni artık yolundan döndürecek değilim.

Ne o gözlerin dolmuş yoksa ağlıyor musun

*****

Kırk yılda bir olsun beni anıyor musun?

*****

Özlediğin hayatı buldun mu bilmem,

Gözlerinde hâlâ hüzün var gibi

Işık yüzün gülmüyor anlat nedendir

Gene aşksız gene bomboş mu için

Niye ellerin soğuk üşüyor musun

Mutluluğun peşinden hâlâ koşuyor musun?

*****

Kar mı yağdı güvendiğin dağlara

Seni de bir türlü ondurmadı mı kader

Üzme kendini her şeye rağmen

Dünya yaşamaya değer

Bu yerler bu âlem her şeyden yoksun

Sana sesleniyorum duyuyor musun.

Hisar topluluğunun şiir anlayışlarından birçok yazımda söz ettim. Yürek rahatlığı ile, her türde ve düzeyde okuyucunun keyif alacağı heyecanlanacağı, kendi düşüncesi, ruh hâli ve zevkinden bir şeyler bulabileceği bir şiirdir Hisar şiiri. Özünün sağlam temelleri üzerinde yepyeni bir bina gibidir. Yeni ama soğuk değil, sıcaklığını yitirmemiş, heyecanlara, herkesin anlayabileceği düşüncelere dayanan, yeni binanın taşları olan kelimelerin özenle seçildiği, yürek coşkusu, beyin enerjisi, vatan, insan sevgisi, sabır, bilgi ve ülkü isteyen bir emek ürünüdür.

İlhan Geçer’in şiiri bu anlayışın ürünüydü. Hisarcıların her birinin kendine özgü dünya görüşü, şiirlerinin kendi kişiliklerine uygun tema yoğunluğu vardı. İlhan Geçer şiirini: “Hüzün+Melankoli+Nostalji+Müzik= İlhan Geçer” şeklinde formüle edebilirsiniz.

Dil açısından, iddiasız gibi görünen günlük konuşma dili ile duygulu ve tatlı buluşlar, az kelime ve orijinal benzetmeleriyle geniş hayalleri çağrıştırma başarısı gösterdiğini tespit edersiniz. İşte birkaç şiirinden aldığım örnekler:

· “Bahar rüzgârı gibi efil efil..”

· “En ceylan uysallıkla geldiniz.

· “Irmağınız dolandıkça çöllerimde.”

· “Gül yordamı uykularda”

· “Kızkulesi sırılsıklam ağlasa”

· “Ağaçlar böcekler de aşka durmuştu.”

· “Güvercin ellerde tutsak serinlik”

· “Yıldızın kahkaha attığı geceler…”

İlhan Geçer’in şiirlerinde kendi ahenginin dışında gerçek müzikle ilgili dokunuşları değinmeleri görürsünüz:

“Hep o şehnaz yüzünüz

Vursa da tellerime

Karlar gibi yağınız

Ağustos ellerime

*****

Eski çinilerde en yeşil gözleriniz

Bir kuştur öten dudağınızda

Gül uykularınız rüzgârsız deniz

Ay ışığı bağdaş kurmuş yatağınızda

****

Bir ince bahardır uzandığınız

Hâtıraların güneşli balkonundan

Siz gülümsersiniz yalnız

Bulutların mavisinden mevsimlerin morundan

*****

Nil bir suda yıkanan ellerinizden

Sevginin en ince ışıltıları damlar

Buselik bir gecedir sizden

Aşkın kapısını çalan şarkılar.

****

Yaz sularında yakamoz saçlarınız

Şehnaz yüzünüz dolu ama asma bahçeler?

Haziran saksılarda gül gül açınız

Düşmesin gönlünüze esmer geceler.

İşte sevgilinin romantik anlatımı. Hemen her mısrada şairane bir sıfat ve tamlama var. “Şehnaz yüzünüz”, “karlar gibi elleriniz”, “gül uykularınız”, “sevginin en ince ışıltıları damlar”, “buselik bir gece”, “yakamoz saçlarınız”, “esmer geceler”

error: Kopyalama Yasak