Her birimizin günlük hayatta da kullandığı “Mikro” kavramı küçük anlamındadır. Latince kökenlidir. Latince de “Mikros” olarak ifade edilir. Mikrop, mikroskop hep bu kökten türetilmiş kavramlardır. Mikro iktisat: İngilizcede “Mikroeconomics” olarak ifade edilir.
Bugüne kadar yazdığım yazıları hatırlarsak, ekonomi, ihtiyaç, arz, firma, pazar, talep, firma, vb. kavramlar bireysel olarak davranışlarımız ve bunların doğurduğu sonuçlardı. Bu ve bu gibi konuları inceleyen disipline biz literatürde mikro iktisat konuları diyoruz.
Bu iktisat literatürü bireyleri, haneleri, şirketleri tekil olarak inceler. Bunların davranışların bütüne etkisi üzerinde durmaz. Bunların davranışlarının fiyatı, pazarı, kaynakları nasıl etkilediği üzerine varsayımlarda bulunduk. Bunların tamamı küçük ölçekli işlemlerdir.
17. yy. yaşamış olan İskoç asıllı Adam Smith aslında ahlak filozofudur. Fakat zaman içinde incelediği konular ile mikro iktisadın temellerini atmıştır. Günümüzde kapitalizmin de babası sayılmaktadır.
İktisat litaratürü tabiîki bunlarla sınırlı değildir. Ekonominin tamamını bir bütün olarak ele alıp inceleyen yönüne “Makro iktisat” denir.
Piyasalardaki durgun, işsizlik, enflasyon, büyüme, vb. konular makro iktisat konularıdır. Makro iktisat bireysel davranışları değil bu davranışların bütün ekonomi üzerine etkilerini inceler. Herhangi bir malın piyasa fiyat dengesini değil ekonomideki denge fiyatını inceler. Bunların doğurduğu işsizlik, göç vb. sonuçları inceler..
19. yy. kadar ekonomide mikro, makro ayrımı bulunmuyordu. 1929 yılında ABD de başlayan BÜYÜK BUNALIM iktisatçıları farklı konulara farklı neden sonuç ilişkileri aramaya yöneltti. Böylece makro iktisadın temelleri atılmış oluyordu.
Hatırlarsak pazardan portakalı pahalı diye almayıp talep düşüklüğü yaratarak fiyatı ucuzlayacağını belirttik. Halbuki ucuzlayan fiyat neticesinde zarar eden çiftçileri, üretimden vaz geçen aileleri firmaları hiç düşünmedik.
Talebimiz ile fiyat oluşumuna kadar olan kısım mikro iktisadın; ekonomideki daralma ve çiftçilikten vaz geçen aileler ve işsizlik makro iktisadın konuları olmaktadır.
Sonuç olarak: Birey veya firma olarak toplumun parçası olduğumuzu unutmamalıyız. Refahımızı tek başımıza sağlamak yerine toplumsal refaha ulaşarak daha iyi koşullarının bilincinde olmalıyız.
Gelecek yazılarımızda görüşmek üzere hoşça kalınız.