Tıp Bayramı Kutlu Olsun

Yayınlama: 14.03.2026
A+
A-

Her hastalandığımızda kapısını çaldığımız bir yer vardır: doktorun kapısı. İnsan hayatında güvenin en saf hâllerinden biri belki de burada yaşanır. Çünkü hasta, bedenini de kaygısını da bir başkasına emanet eder. Doktor ise yalnızca bir meslek icra etmez; bilgisini, tecrübesini ve çoğu zaman uykusuz geçen gecelerini insan hayatını korumak için ortaya koyar. Muayene odasında kurulan bu ilişki sadece hastalık ve tedavi ilişkisi değildir; güvenin, umudun ve insanın insana dayanmasının hikâyesidir.

Ben bu gerçeği hayatımda iki büyük dönüm noktasında çok derinden yaşadım. 2008 yılında geçirdiğim koroner bypass ameliyatında kalbimi doktorlara emanet ettim. Ameliyat masasına yatan insan için artık bilgiye, tecrübeye ve vicdana duyulan güven hayati bir anlam kazanır. O kapıdan içeri girerken insanın aklından pek çok düşünce geçer ama en güçlü duygu şudur: “İnşallah şifa bulacağım.” Ameliyatın ardından yeniden hayata karışabilmek, insanın doktorlara duyduğu minneti ömür boyu taşımasına sebep olur.

Yıllar sonra, 2024 yılında bu kez karaciğer nakli sürecini yaşadım. İnsan böyle zamanlarda hayatın ne kadar kırılgan olduğunu daha iyi anlıyor. Bir tarafta hastalıkla mücadele eden bir hasta, diğer tarafta o hayatı yeniden ayağa kaldırmak için çabalayan bir sağlık ordusu… Cerrahından hemşiresine, teknisyeninden hasta bakıcısına kadar herkes aynı amaç için çalışır: Bir insanın daha hayata tutunabilmesi.

İşte bu yüzden 14 Mart Tıp Bayramı, benim için sadece takvimde yazan bir gün değildir. Bu gün; insan hayatını korumak için bilgisini, emeğini ve zamanını ortaya koyan hekimlere duyulan saygının günüdür. Çünkü bazı insanlar vardır ki mesleklerini yaparken yalnızca görevlerini yerine getirmezler; bir insanın yeniden hayata tutunmasına vesile olurlar.

Ve insan hayatında bazı günler vardır ki, takvimdeki anlamı herkese aynı görünse de bazıları için çok daha derindir. Benim için 14 Mart, kalbimi ve hayatımı emanet ettiğim doktorları hatırlama günüdür.

Bir zamanlar ameliyat masasında hayatım onların bilgisine ve emeğine bağlıydı. Bugün ise hayata devam edebiliyorsam, bunda onların payı büyük. Bu yüzden içtenlikle söyleyebilirim ki; bazı insanlar yalnızca mesleklerini yapmaz, insanlara yeniden hayat verir.

Başta benim hayatıma dokunan hekimler olmak üzere, insan sağlığı için gece gündüz demeden çalışan tüm doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı gönülden kutluyorum. Çünkü bazen bir insanın hayatı, başka bir insanın bilgisine, emeğine ve merhametine emanet edilir.