Büyük İddialarla Yayınlanan Bir Çan Gazetesi: Vatandaşın Hürsesi

Yayınlama: 08.03.2026
A+
A-

40 yıl önce Biga’da yayınlanan Anadolu gazetesinde çalışmaya başlamıştım. Bugün Çan’ın Sesi olarak yayın hayatını sürdürenÇan Birlik gazetesinde de 1989 yılı boyunca çalışmış, hâlâ devam eden güzel dostluklar kurmuştum. Arkadaşlarım Cengiz Akgün ve Recep Avcuer, Cengiz’in ağabeyi Kemal Akgün ve Sabri Karakaya ile son gittiğimde de görüşüp hasret giderdik.

Yerel gazetelerin önemini çalıştığım dönemde pek anlamamıştım. Sonrasında Biga kent tarihi hakkında arkadaşım İbrahim Dizman ile yaptığımız çalışmalar sırasında farkına vardım ki, yerel gazeteler bir vakanüvis gibi kentin tarihini yazıyorlar. Bu nedenle hâlâ yerel gazete veya sitelere yazı yazdığımda eski gazetelerden yararlanırım.

Bu yazıda Çan’da 1971 yılında yayınlanmaya başlayan bir gazetenin ilk sayısındaki neden yayınlandıklarını açıklayan yazıyı paylaşmak istiyorum.

Gazetenin adı: Vatandaşın Hürsesi

Sahibi: Hasan Sabri Güzelcan

Sorumlu Müdür: Fuat Bilge

İdarehane: Vatan Caddesi No: 10 Çan

Basıldığı Yer: Ersin Matbaa, Biga. (Biga’ya gittiğimde uğramayı ihmal etmediğim Ersin Çuhacı’nın kurduğu ve hala çalışan Ersin Matbaa, 1970’lerde Mücadele gazetesini de yayınlamıştı)

İlk sayının yayınlandığı tarih: 9 Ağustos 1971, Pazartesi

Sloganlar: “Bu vatan hepimizin” ve “Çan, Çan’da yaşayanlarındır”

Gelelim “neden çıkıyoruz” yazısına… “İnsanlık Çizgisi İçinde…” başlıklı yazıyı biraz kısaltarak aktarıyorum:

“Bugünden itibaren yayın hayatına başlayan gazeteniz Vatandaşın Hürsesi; büyük iddialarla ortaya çıkıyor. Demokrasi ile idare edilen memleketlerde toplumun ilerlemesinde basının büyük rolü olduğunu kimse inkâr edemez.

Çan’da şimdiye kadar çeşitli gazete çıkmış hâlâ da çıkıyor, ne yazık ki hakikatlerin umumi efkâra verildiğine ve halkımızın müşterek sesine tercüman olduğuna inanmıyoruz.

Vatandaşın Hürsesi işte, çevremizdeki bu boşluğu cesaretle dolduracağını ileri sürerek ortaya çıkmıştır. Çan’da dönen fırıldakların okuyucuya olduğu gibi anlatmamanın acısını toplumun çok ağır şekilde ödeyeceğine inanmak zorundayız. (…)

Çan’da o kadar skandallar oldu ki vesikaları ile yayınlandığı zaman belki küçük dilinizi yutarsınız. Hepsini hasıraltı ettik diye sevinenler hakikatlerin hiçbir zaman saklanmayacağını anlayacaklardır. Minareyi saklayan kılıfı hazırlamaya fırsat bulamayacaktır.

Kuvvetin zayıfı ezdiği, hakikatlerin kamufle edildiği toplum istemiyoruz. (…) Bizim de toplum yararına bir tuzumuz olursa bizden sonra gelecek nesillere, hiç olmazsa “Bir şey yapmamışlar ama hakikatleri söylemekten korkmamışlar” dedirtmek istiyoruz.

Toplumdaki büyük haksızlıkları görmek ve huzur içerisinde olmak imkânsız. Bu dünyada huzuru bulamazsak belki öbür tarafta, vazifesini yapmak için çırpınmış insanların huzuru içerisinde oluruz. Bu da bizim için kâfidir.”

Vatandaşın Hürsesi ve diğer yerel gazetelerden alıntıları sürdüreceğim…