
Makro iktisadın 1929-30 yılı büyük bunalımdan sonra ilgilendiği bir kavramdır. Arapça hizmet ettirme, hizmetçi olarak çalıştırma anlamında olup dilimize yerleşmiştir. İngilizcesi employment tir.
Çalışma ve gelir sağlama kararında ve isteğinde olan bireylerin hizmetlerinden yararlanmak üzere çalıştırılmalarına İSTİHDAM denir. Buradaki önemli husus çalışma isteğidir. Yani gönüllülük esastır. Yoksa zorla çalıştırılmak veya çalışmağa zorlanmak başka, başka yerlere gider.
Bir ülke ekonomisinde çalışanlar ile çalışma isteği ile iş arayanların toplamı ülkenin toplam İŞGÜCÜ nü oluştur. Bir başka ifade ile çalışma yaşları arasında olanlardan sağlık, askerlik, eğitim, tutukluluk, vb. nedenler ve ücret yetersizliği sebebiyle çalışmak istemeyenlerin toplamı çıkarılarak istihdam bulunur.
Cari ücret yetersizliği vb. sebepler ile gelir sağlama isteğinde olmayanların durumu İŞSİZ olarak tanımlanır.
İşsizlik günümüz ekonomilerinde önemli ve belirleyici bir kavram olduğu için çok çeşitli tanımlamaları ve bu tanımlamalardan kaynaklı çeşitleri bulunmaktadır.
Bazı kaynaklara göre; çalışma isteğinde olan, cari ücret ve çalışma saatlerini kabul ettiği halde iş bulamayanlar işsizdir.
Literatürde ki bazı işsizlik çeşitleri şunlardır:
Herhangi bir meslekte yer veya meslek değiştirme anında yaşanan durum için arızi geçici işsizlik.
Mevsimden kaynaklanan örneğin tarım iş kolunda karşımıza çokça çıkan mevsimsel işsizlik.
Ekonomide zaman, zaman yaşanan durgunluktan kaynaklanan konjonktürel işsizlik.
Teknolojik gelişmeler neticesinde ortaya çıkan teknolojik işsizlik.
Bölgeler arasında ortaya çıkan bölgesel işsizlik.
Ekonominin bütün sektörleri toplu ve devamlı olarak durgunlaşması ile ortaya çıkan yapısal işsizlik.
İşe gittiği halde işte olup üretime katkısı olmayan gizli işsizlik.
İşsizlik tam istihdamın yüzde kaça ulaştığı ile ölçülen oransal bir işlemdir. Bir ülke ekonomisi için tam istihdam asıl amaçtır. Bu hiçbir zaman mümkün değildir. Ancak, yüzde 2 ile yüzde 4 arası normal kabül edilen işsizlik miktarıdır. Yüzde 4 ün üzerinde ki işsizlik oranı gelişmiş ekonomiler için acil tedbir alınması gereken bir durum olarak ortaya çıkar.
Sonuç olarak: Literatürde tanım tartışmaları devam ededursun, yetişkin ve sağlıklı bir birey için işsizlik hem bedenen hem de ruhsal çöküntülere neden olan bir sorundur. Uzun vadede de ailelerin ve toplumun huzurunu bozup dağılmalarına sebebiyet veren bir olgudur.
Bu sebeple gençlerimiz işsiz kalmasın, ailelerimiz huzursuz olmasın, toplumumuz dağılmasın, bizi yönetenlerde işsizliği ortaya çıkaracak ekonomi yönetiminde bulunmasınlar.
Gelecek yazılarımızda görüşmek üzere hoşça kalınız.