Yeni Nesil Bizi Anlamıyor

Yayınlama: 22.03.2026
A+
A-

Başlığa itirazı olan yaşlı, orta yaşlı ve hatta hatta genç bir okuyucumuzun bile olduğuna zannetmiyorum. Bayramın birinci günü Bayram Namazı’ndan sonra bayramlaşmaya müteakip geleneksel aile kahvaltımızda dört kuşak buluştuk çok şükür. Kahvaltı sofrasından sonra muhabbet devam ederken ailemizin ortaokul seviyesindeki torunları ellerinde telefonları ile oyuna dalmışlardı. Onların başlarında da ailenin ilk kuşak torunları üniversiteyi yeni tamamlamış, iş dünyasına yeni atılmış genç kuşak vardı. Ben de yanlarına daha bir yaklaştım.

Pek ilgi alanım olmasa da gençlerin ne oynadıklarını anlamaya sormaya başladım. Onların bir üstü genç jenerasyona sizin oynadığınız oyunlar mı dedim. Güldüler “Değil amca, bu yeni gençliği anlamak zor dediler”. Halbuki aralarında bizim kadar uzun geçen yıllar bile yoktu.

O vakit akşam sofrasında konuşulan “Gençler bizi anlamıyor; yeni nesil çok yozlaştı”. Minval üzere yürüyen sohbet aklıma geldi. Haksız mıydılar? Haksızlar diyemeyeceğim? Fakat konunun o boyutunda değilim.

Mesleğim icabı hemen aklıma İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki çivi yazılı tabletler geldi. En dikkat çekenleri vitrine ziyaretçilerin ilgisine açılan Aşk Şiiri, belki de dünyadaki ilk yazılı antlaşması olan M.Ö. 1258’lere tekabül eden Kadeş Antlaşması’nın bulunduğu tabletlerdi. Tabi konumuzla ilgili olan ve dönem dönem sosyal medyada sıkça gündeme gelen M.Ö. 4000-3000’lere tarihlenen Sümer Tabletlerindeki “Gençlik çok tembel, bozulmuş, bizi anlamıyor…” kabilindeki belgeler konunun sadece günümüzde değil belki de insanlık tarihiyle birlikte yürürlüğe girdiğine bir işarettir.

Konu nereden mi buraya geldi? Mevzu derin. Her an her yerde karşımıza çıkan yazılımdan, yapay zekadan. Şimdi oraya girersek çıkışımız mümkün olmayabilir. Yeni nesil bizi anlamıyor; olabilir; o vakit biz yeni nesili anlamalı ya da en azından anlamaya gayret mi etmeliyiz?