
Aile çekilirse okul da çekilir.
Son günlerde yaşanan acı olaylar hepimizi derinden sarsıyor. Herkes aynı soruyu soruyor:
“Bu çocuklar nasıl bu hale geldi?”
Ben bu soruya bir öğretmen olarak değil, yıllarca sınıfın içinde yoğrulmuş biri olarak cevap veriyorum:
Sorunun merkezinde aile vardır.
Bunu söylerken sadece çocuğa verilen terbiye kast edilmiyor. Daha derin bir şeyden bahsediyorum:
Ailenin okula ve öğretmene bakışından.
Bugün birçok evde şu cümleler çok rahat kurulabiliyor:
“Öğretmen ne anlar?”
“Okul da bir şey öğretmiyor.”
“Benim çocuğum yapmaz, öğretmen abartıyor.”
Bu cümleler sadece bir eleştiri değildir.
Çocuğun zihninde otoriteyi yıkan, öğretmeni değersizleştiren mesajlardır.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Evde öğretmenin itibarı yıkılırsa, okul artık çocuğa tesir edemez.
Çocuk çok net bir şey öğrenir:
“Benim arkamda ailem var, öğretmenin söyledikleri önemli değil.”
İşte bu noktadan sonra okul devre dışı kalır.
Öğretmen sadece ders anlatan bir figüre dönüşür.
Eğitim ise anlamını kaybeder.
Bu yüzden mesele sadece “çocuğa iyi terbiye vermek” değildir.
Mesele, o terbiyeyi destekleyecek otorite zincirini korumaktır.
Aile, öğretmenle çatıştığında kaybeden öğretmen olmaz.
Kaybeden çocuğun kendisidir.
Çünkü çocuk iki otorite arasında kalmaz; en güçlü olanı seçer. O da çoğu zaman ailedir.
Ama bu seçim bir bedel doğurur:
Sınır duygusu zayıflar
Saygı kavramı aşınır
Sorumluluk duygusu geriler
Ve en önemlisi…
Çocuk, kendisini dengeleyecek ikinci bir mekanizmayı kaybeder.
Benim “aile sorumluluğu daha büyüktür” dememin asıl sebebi de budur.
Çünkü aile sadece çocuğu yetiştirmez; aynı zamanda okulu güçlendirir ya da etkisiz hale getirir.
Eğer aile:
Öğretmeni destekliyorsa → okul güçlenir
Sürekli eleştiriyorsa → okul çöker
Bu kadar net.
Bugün yaşanan birçok sorunun temelinde de bu vardır:
Aile, farkında olmadan eğitimin ikinci ayağını kesmektedir.
Oysa doğru olan şudur:
Aile ve öğretmen aynı dili konuşursa çocuk doğru yolda büyür.
Aksi durumda ise ne kadar iyi öğretmen olursa olsun, ne kadar iyi okul kurulursa kurulsun, sonuç değişmez.
Çünkü çocuk evde aldığı mesajı esas alır.
Son söz olarak şunu söylemek gerekir:
Aile sadece çocuğun karakterini değil, eğitimin kaderini de belirler.
Bu yüzden sorumluluğun büyük kısmı ailededir. Çünkü ister kurar, ister yıkar. Ama mutlaka belirler.