Evlilik Okulu

Yayınlama: 26.05.2026
A+
A-

“Allah’ın emri, Peygamber’in kavliyle” başlayan o mukaddes yolculuk… Kimine göre bir liman, kimine göre ise ucu bucağı görünmeyen bir serüven. Ancak bu büyük macerada sadece “nasip” demek yeterli mi?

​Evliliği tanımlarken sıkça “macera” kelimesini kullanırız. Sözlük anlamıyla macera; heyecanlı, sıra dışı, genellikle belirsiz sonuçları olan olaylar zinciridir. Evet, evlilik doğası gereği bilinmezliklerle doludur. İki farklı dünyanın, iki farklı karakterin tek bir çatı altında yeni bir hayat inşa etme çabası, kuşkusuz cesaret ister. Lakin bu cesaretin altı bilgi ve eğitimle doldurulmazsa, serüven dediğimiz yolculuk bir süre sonra yorgun bir sürüklenişe dönüşebilir. “İnancımız gereği kazaya ve kadere iman ederiz; ‘amenna ve saddakna’. Ancak unutmamalıyız ki; tedbir, takdire mani değildir. Kader, her zaman gayrete aşıktır”.

​Bugün hayatın her alanı için eğitim alıyoruz. Araba kullanmak için ehliyet, bir mesleği icra etmek için diploma, hatta basit bir cihazı kullanmak için bile bir kılavuz gerekiyor. Peki, toplumun en temel taşı olan aileyi kurarken neden “el yordamıyla” ilerliyoruz? Geleneksel geniş aile yapısının zayıfladığı günümüzde, tecrübe aktarımı kesintiye uğramış durumda. Bu boşluğu ancak akademik ve pedagojik bir temel, yani bir “evlilik okulu” doldurabilir.

​Böyle bir okulun müfredatı ne olmalı derseniz; kuşkusuz ilk ders “Empati” olmalıdır. Ev ekonomisi, hijyen, yemek yapımı veya çocuk bakımı… Bunların hepsi teknik meselelerdir ve öğrenilebilir. Ancak empati yoksa, ekonomi bir güç savaşına, yemek yapımı bir hizmete, çocuk bakımı ise bir yük paylaşımı kavgasına dönüşür. Eşinin yorgunluğunu kendi yorgunluğu gibi hissedemeyen birinin, ne kadar iyi yemek yapabildiğinin bir önemi kalmaz. Eğitimin şart olması, evliliği mekanik bir yapıya büründürmez; aksine o kutsal bağın korunması için gereken kalkanı sağlar. Tartışmayı bilmek, “haklı çıkmak” yerine “mutlu kalmayı” tercih etmek ve müşterek hayatın yüklerini adaletle paylaşmak birer beceridir.

​Sonuç olarak; evlilik evet, ömür boyu sürecek bir serüvendir. Ancak bu serüvende rotasız kalmamak için eğitimin, bilincin ve empatinin rehberliği şarttır. Belki de artık nikah masasına oturmadan önce, sadece imzalarımızı değil, bu kutsal sorumluluğun eğitimini aldığımızı gösteren “ehliyetlerimizi” de yanımızda taşımalıyız.