Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Latince (Geriye gitme) anlamındaki “Recedere” kökünden gelmektedir. İngilizcede “Recession” (Gerileme, geri gitme) anlamındadır. İktisat literatüründe hemen her dilde aynı şekilde telaffuz edilir. Bizim dilimizde de “Resesyon” olarak kullanılır.
Genel olarak ekonomi sürecinde büyümenin durması, üretimin azalması ve hatta geriye gitmesini ifade eder. Teknik bir kavram olduğu için iktisatçılar tanım konusunda detayda tam bir fikir birliği içinde değildirler. Bazı iktisatçılar “Bir ülke ekonomisinin ardı ardına 2 çeyrek (6 ay) GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) düşmesini, üretimin azalmasını ölçü olarak alırlar. Bazıları bu süreyi daha uzun olarak değerlendirir”. Sadece daralmanın ne kadar süreden sonra resesyon olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Resesyonun özellikleri (Belirtileri) konusunda fikir ayrılığı yoktur.
Tarihte ilk resesyonun 1870”li yıllarda yaşandığı bilinmektedir. Daha sonraları 1929 Büyük Buhran, 1970 Petrol Krizi, 2008 Küresel Finans Krizi, 2020 Covid-19 pandemi döneminde resesyon yaşanmıştır. Yaşanan bu resesyon süreçlerinin kaynakları değişiktir. Bazıları enerji fiyatlarındaki artış, bazıları konut fiyatlarındaki düşüş, bazıları ise talep daralmasıdır.
Ülkemizde ise, 1994-95 yılında yaşanan daralma, 1998-99 yılında Asya krizinden etkilenme, 2001-02 yıllarında finansal piyasalar, 2008-09 küresel krizden etkilenme ve 2018-19 yıllarında yaşanan ekonomik daralma resesyona örnek gösterilebilir.
Resesyon döneminin belirtileri şunlardır;
GSYİH” da üst, üste yaşanan düşmeden dolayı ekonomi küçülür, gelirler azalır.
Azalan gelir, talep düşüklüğü yaratır ve işletmeler üretimlerini kısmak zorunda kalır veya kapanır. Bu da işten çıkarmalara ve işsizliğin artmasına sebep olur.
Düşen talebin düşmesiyle işletmeler yatırım planlarını gözden geçirir, yatırım yapmaktan vazgeçer ve yeni iş sahaları açılmaz.
Şirket iflasları artar, bankalar yeni kredi vermekten çekinir. Paraya ulaşım zorlaşır.
Resesyon sebepleri şöyle sıralanabilir;
Dış ekonomik koşullardaki ani sebepler; Örneğin: ABD”nin İRAN”a saldırması ve artan Petrol fiyatları vb.
Finansal faktörler; aşırı kredi genişlemesi ve kriz anında finansman firmalarının kredi açamamaları.
Psikolojik faktörler; tüketicilerin bazı mal ve hizmetlere aşırı talebi ve fiyatlarda oluşan balon.
Ekonomi yöneticilerinin basiretsizliği ve doğru olmayan teşvik kararları almaları.
Resesyondan çıkmak için ise;
Merkez bankasının faiz indirimi yaparak finansman ucuzlatılmalıdır.
Hükümetler yatırım ve üretimi arttıracak yeni, yeni teşvik paketleri açıklamalıdır.
Tüketicilere yönelik (Bonuslar) teşvikler ile talep arttırılmalıdır.
Yaşanan resesyon sürelerinin uzunluğuna bakıldığı zaman, en uzunun 18 ay sürdüğü, bazıların 17 ay, bazılarının 10 ay sürdüğü gözlenmiştir. En kısa resesyon süresinin ise Covid-19 döneminde 2 ay sürdüğü tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; arz-talep ve fiyat dengesinin istikrarlı olduğu ekonomik hayat, macera peşinde koşmayan Devlet yöneticileri, Huzur içinde bir dünya düzeni oluşması için talepte bulunmalı ve gayret sarf etmeliyiz. Gelecek yazılarımda buluşmak üzere hoşça kalınız.