Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu yazı da sizlere GSYH üretim metoduna göre nasıl hesaplandığı açıklanacaktır. Bu hesaplama yönteminde belirli bir dönemde mal ve hizmet üreten işletmeler sektörlere ayrılır ve her sektörün büyümeye katkısı hesaplanır. Daha sonra da sektörlerin katkıları toplanarak ülkeye ait sonuç elde edilmiş olur.
Bu hesaplama yönteminde dikkat edilmesi gereken husus ise tekrar yazımdan (Mükerrer yazımdan) kaçınılmalıdır. Yani ara malların girişi hesaplamada dikkate alınarak çıkarılmalıdır. Her işletmenin yaratmış olduğu katma değer dikkate alınmalıdır.
Bu kadar teknik girişte sonra şöyle örnekler verebiliriz;
Tarımsal üretim: GSYH çizelgelerinin ilk satırlarında tarım, ormancılık, avcılık ve balıkçılık ile ilgili üretim değerleri bulunur.
Sanayideki üretim değeri: Bu sektör madencilik ve taş ocakçılığı, imalat sanayisi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretim değerleri bulunur.
İnşaat sektörü: Bu ekonomik faaliyet kolunda kamunun ve özel sektörün inşaat faaliyetleri üretim değerleri bulunur.
Hizmetler sektörü: Toptan ve perakende ticaret, ulaştırma ve depolama, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri üretim değeri bulunur.
Finans ve sigorta faaliyetleri: Bankacılık ve sigortacılık faaliyeti üretim değerleri bulunur.
Gayrimenkul faaliyetleri: Emlak hizmetleri üretim değeri bulunur.
Mesleki faaliyetler: Mesleki, idari, bilgi işlem, danışmanlık hizmetleri üretim değerleri bulunur.
Diğer ekonomik faaliyetler: Kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor gibi faaliyetlerin üretim değerleri bulunur.
Bu hesaplama yönteminde temel 2 yaklaşım vardır. 1 üreticilerin yaratmış olduğu katma değer fiyatları veya 2 alıcıların (Tüketicilerin) fiyatları ile hesap yapılır.
Bu hesaplama yöntemi ekonominin lokomotifi olan sektörlerin tespiti açısından önemlidir. Büyümeye negatif (-) katkı sağlayan sektörler var ise bunlar da ayrıca ele alınarak sektörlerin analizleri yapılır. İleriki dönemlerde bunlar ile ilgili nasıl politikaların uygulanması gerektiği hususlarında tespitler yapılır.
TÜİK verilerine göre ülkemiz ortalama yüzde 3,7 büyüme artışı göstermektedir.
AB (Avrupa Birliği) ortalama büyüme oranının yüzde 1,6 olduğu düşünüldüğü zaman ülkemizdeki artış oranı oldukça sevindiricidir.
Bir başka sevindirici hususta büyüme artış oranımızın, nüfus artış oranımızdan daha büyük olmasıdır.
Sonuç olarak, GSYH hesaplama metotlarının her birinin olması yapılması gerekir. Bu metotların her birinin amacı ve sağladığı faydalar farklı farklıdır. Kalkınmanın temelinde büyüyen gelişen ekonomik değerler olmalıdır. Bu sayede sosyal barış sağlanır, huzurlu bireylerden oluşan toplum meydana gelir.
Gelecek yazılarımda görüşmek üzere, hoşça kalınız.