Ekonomik Buhran

Yayınlama: 27.09.2026
A+
A-

Buhran kavramı dilimize Arapça dan geçmiştir. Türk Dili Kurumuna göre; bunalım, bunluk anlamlarındadır. Tehlikeli sonuçlar doğurabilecek ani gerginlik, zor anlar durumunu ifade eder. İngilizce (Crisis) olarak ifade edilse bile Depression ifadesi daha uygun düşmektedir.

Bu kavramlar önceleri tıbbi terim olarak literatüre girmiştir. Daha sonraları ekonomik durumu ifade etmek için de kullanılmağı başlanmıştır. Bu sebeple tıptan hastalık halinden örnek verecek olur isek; krizi hastalık hali müşahede altında tutmak diye örneklendirebiliriz.

Buhran ise yoğun bakımda bulunma hali diye ifade edebiliriz.

Ekonomik literatüre buhran kavramı 1929 yılında girmiştir. Büyük buhran, büyük depresyon diye adlandırılır.

Dünya Ekonomik Buhranı 1929 yılında Amerika da başlamıştır. Daha sonra Kuzey Amerika ve Avrupa ya sıçramıştır. Sanayileşmiş ülkelerde ve diğer ülkelerde çok yıkıcı etkileri olmuştur.

Dünya da 50 milyon kadar insan işsiz kalmış, dünya üretimi yüzde 40 civarında azalmış, dünya ticareti yüzde 65 civarında daralmıştır. Bu büyüklükleri ve etkisinden dolayı da Dünya Ekonomik Buhranı diye adlandırılmaktadır.

Buhranın oluşmasında Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya başrol oyuncuları oldu.

Birinci dünya savaşı sonrası ABD de üretim fazlası oluşması stabilizasyona sebep olurken New York Borsasında balon diye tabir edilen anlamsız hisse senetleri fiyatlarında artışlar oldu.

İngiltere, parası ise altın standardından dolayı aşırı değerlendiği için ihracatında daralmalar oldu bu durum ise ihracat azalırken yurt dışına altın akışı daha arttı.

Almanya, ise Birinci Dünya savaşından kaynaklanan tazminatları ödeyebilmek için aşırı para bastı. Bu durum Almanya da hiperenflasyon oluşmasına sebep olurken, ABD ise basılan bu parayı kabul etmedi.

Genç Cumhuriyetimizde bu buhrandan etkilendi. Ülkemizin kalkınması için, ihracatımızı ve ithalatımızı arttırmak zorunda idik. Bu sebeple bu dönemde Kliring ve Takas sistemini gündemine alıp, dış ticaretinde mal ihracı yaptığı ülkelerden bu malların karşılığında mal ithal etme yöntemini kullanılmaya başladı. Mümkün olduğu kadar para kullanmadan dış ticaretini devam ettirmeğe gayret etti. Bunun ekonomimize bir başka katkısı da ürettiğimiz mallara belli standartlar ve özelliklerini belirleme zorunluluğu getirdi.

Sonuç olarak, buhranlar sadece ekonomiyi ve işletmeleri etkilememektedir. O zaman diliminde yaşayan tüm dünyayı ve toplumları ve yaş gruplarını etkilemektedir. Ülkeden ülkeye ve bölgeden bölgeye dünyayı dolaşmaktadır. Dünyamızın ortak olduğunu unutmadan yöneticilerin bu vizyonda olmasını temenni etmemiz gerekir. Biz bireyler olarak, popülist politikacılardan uzak durmalıyız, onlara ve uygulamalarına prim vermemeliyiz.

Gelecek yazılarımda buluşmak üzere hoşça kalınız.

 

Yazarın Son Yazıları