Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Düşüş, ani düşüş anlamına gelen İngilizce “Slump” kelimesinin Enflasyon kavramı ile birleşmesi ile SLUMPFLASYON kavramı oluşmuştur. Bütün dillerde olduğu gibi dilimizde de bu şekilde telaffuz edilmektedir.
Ekonomide yüksek enflasyon süreci yaşanırken, düşük büyüme oranları ile birlikte durgunluğun aynı anda yaşanmasıdır. Normal şartlarda ekonomik durgunluk zamanlarında düşen talep nedeniyle fiyatların sabit olması veya düşmesi beklenir. Ancak Slumpflasyon sürecinde enflasyon devam ederken talep düşer fakat buna rağmen fiyatların artışı hala devam eder. Bu ekonomide karar alıcıları için çok çelişkili bir durum oluşturur. Hem işletmeler hem tüketiciler açısından sıkıntılı süreç oluşturur.
Bu iktisadi kavram stagflasyon ile karıştırılmakla beraber en belirgin özelliği ekonomide durgunluk yaşandığı halde hala fiyatların artmaya devam etmesidir.
Dünyada 1970’li yıllarda yaşanan petrol krizinden sonra merkez bankası yöneticilerinin kendi aralarında tartıştıkları raporlarda mevcut politikaların yetersizliklerini ortaya koymuşlardır. Bu sürecin Stagflasyondan farklı olduğu belirtilmiş ve adı yaşanan bu krizden sonra konmuştur.,
Ülkemizde de 1994 ve 2021 yıllarında yaşanan kriz ortamlarında ekonomimiz ciddi ölçüde küçülürken enflasyonun yüksek oranda arttığı görülmüştür.
2008 yılında yaşanan küresel finansal krizde de özellikle Avrupa’da İspanya, İtalya, Yunanistan’da bu süreç gözlenmiştir.
Slumpflasyonun en belirgin özellikleri şunlardır;
Ekonomi negatif büyür. Yani küçülür.
Yüksek enflasyon devam eder.
Yatırımlar durur.
İşsizlik artar.
Alım gücü azalır.
Slumpflasyon şu sebepler ile ortaya çıkar;
Dış şoklar.
Enerji krizleri.
Yanlış para politikaları.
Kötü ekonomi yönetimi.
Bireysel olarak daha az etkilenmek için şu tedbirleri alabiliriz;
Tasarruf önceliğimiz olmalıdır. Bir kenarda acil durumlar için bir miktar (Yedek akçe) birikim bulundurmalıyız.
Bütçe planlamamızı gözden geçirip gereksiz harcamalarımızı ertelemeli veya vazgeçmeliyiz.
İleriye dönük yatırımlarımızı ertelemeliyiz.
Slumpflasyondan kurtulmak için ise; çözüm, merkez bankası yöneticileri ve ekonomide karar alıcılardadır. Bunların hem enflasyonu düşürecek, hem de büyümeyi sağlayacak politikaları aynı anda almaları ve uygulamaları gerekmektedir. Bu dengeyi iyi kurmaları gerekir.
Sonuç olarak; günlük hayatta yaşanan ekonomik süreci iyi anlamalıyız. Tüketim tercihlerimizi ve davranışlarımızı buna göre yapmalıyız.
Gelecek yazılarımızda yeniden görüşmek dileğiyle hoşçakalınız.