Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İtiraf edeyim ki şu hepimizin en birlikte olduğu “hayatın” ipiyle kuyuya inilemeyeceğini yeni fark ettim.
İnsanı çözmeden hayat hakkında ne söylersek boş.
Üç yıl önce tanışmıştık. Sol tarafı inmeli. Fizik tedaviyle bastonla yürümeyi başarmış. Böylece her gün evden tek başına çıkabiliyor. “Özgürlük harika bir lezzet” demişti.
Epeydir görüşemiyorduk. Bu defa tekerlekli sandalyedeydi. Bir akşam arkadaşlarıyla felekten bir gün aşırıp hayatını yaşamak istemiş:
“- O kadar içmişim ki kendimi süpermen sandım. Sol tarafıma sanki can geldi. Koşarım len dedim bastonu fırlattım. Useyin Bold oldum birden… Uyandığımda hastanedeyim, narkozdan yeni uyanmışım, ağrılarım var… Kalçayı kırmışız iyi mi!..” Dedi.
Hayat yaşamak nasıl bir şeyse;
Hayatını yaşayanlar var.
Hayatını yaşamasına izin verilmeyenler var.
Hayatını feda edenler var.
Hayatın nasıl yaşanacağını bilmeyenler var.
Yaşanılası doğru hayatın hangi hayat olduğunu bilmeyenler var.
Başkalarından hayat çalanlar var.
Hayatını pazarlayanlar var.
Hayatını iradesi olmadan yaşayanlar var.
Hayatını efendisine adayanlar var.
Hayatını saklayanlar var.
İnsanın kendi hayatı da olsa bu sahiplik hali mülkiyet duygusuyla geçiştirilemez diye düşünüyorum…