Bir zamanlar küçük beldelerde cenaze olduğunda acı sadece bir evin değil, bir sokağın olurdu. Terzialan’da –ve Anadolu’nun nice yerinde– cenaze evi yemek hazırlamazdı. Komşu ekmek pişirirdi. Bir başkası pilav yapardı. Bir diğeri helvayı kavururdu. Sofra kurulurdu ama o sofranın sahibi cenaze evi değildi. Mahalleydi. Çünkü cenaze evi matem eviydi. Yük...