Deflasyon kavramı, Latince şişliğin inmesi, hava boşalması anlamına gelen “Deflatio” kelimesinin “De” ön ekini alması ile oluşmuştur. İktisat literatüründe bütün dillerde olduğu gibi dilimizde de Defladsyon olarak telaffuz edilmektedir.
Enflasyonun fiyatlar genel seviyesinin sürekli olarak belli oranda atması olarak belirtmiştik. Fiyatlar genel seviyesinin artmasının durması ve fiyatlar genel seviyesinin sürekli olarak düşmesi anlamına gelir. Enflasyon ortamının tam tersi durumdur diye kısaca tanımlayabiliriz.
Deflasyonun, dezenflasyon ile sık, sık karşılaştırılması söz konusu olmaktadır. Dezenflasyonda, enflasyon süreci sona ermemiştir. Hala fiyatlar genel seviyesinde artış gözlenmektedir.
Deflasyonda sürecin de ise, fiyatlar genel seviyesinde artış sona ermiştir. Fiyatlar genel seviyesinde azalma başlamıştır. Fiyatlar düşmeğe başlar.
Deflasyonun oluşması için uygulanan para politikası ile alım gücünün azaltılması dolayısıyla talebin de, azalması gerekir. Azalan talepten kısa bir süre sonra arz fazlası oluşur.
Oluşan bu arz fazlalığı da piyasada fiyatların aşağı gelmesine sebebiyet verir.
Tarihi süreçte deflasyon ise şöyle gözlenmiştir; İkinci Dünya Savaşı yıllarında; 1944 yılında Belçika”da, 1948 yılında Almanya”da, Japonya”da 1990”yıllarda görülmüştür.
Deflasyon oluşturma politikalarını şöyle sıralayabiliriz; Kamu harcamalarını kısmak. Vergileri artırmak. Devlet iç borçlanma senetleri aracılığı ile piyasadaki emisyon hacmini daraltmak. Kredi musluklarını kısarak, piyasaya beklenenden daha az para sürmek. Finansmana erişimi zorlaştırmak.
Deflasyonun toplum üzerinde gözlenen etkilerini şöyle sıralayabiliriz; Kısa sürede üretim artışı azalır, refah seviyesi düşer. Azalan üretim, işsizlik oluşmasına sebebiyet verir. Çalışanların ücretleri düşer, işletme karları azalır. Kişi gelirleri azalır, tüketim davranışları değişir. Talep azalır. Borçlu olanlar bu durumdan en çok zararlı çıkar. Kapanan firma sayısında artış olur.
Deflasyondan kurtulmak için şu politikalar uygulanabilir; Tüketici kredilerini artırmak. Ücretlere zam yaparak talep artışı sağlamak. İşletmelere ucuz ve bol kredi alma imkanı sağlamak. Devlet yatırımlarını artırmak. Vergi, harç vb. azaltarak işletmelere finansman sağlamak.
Sonuç olarak, deflasyon sürecinin işletmeler ve bireyler için daha telafisi zor yıkıcı sonuçları olur. Ekonomi karar alıcılarının piyasalarda dalgalanmalara sebebiyet vermeyecek kararlar alması, politikalar belirlemesi gerekir. İstikrarlı, öngörülebilir ekonomik hayat içinde yaşamak en temel beklentimiz olmalıdır.
Gelecek yazılarımızda görüşmek üzere hoşçakalınız.