91 Yıl Önce Çan… Çan Pazarı Nasıl Bir Yer?

Yayınlama: 23.08.2026
A+
A-

Son birkaç yazımda Çan’da yayınlanan yerel gazetelerdeki yazıları ve bu yazılardaki Çan panoramasını yansıtmaya çalışmıştım.

Bu kez 91 yıl önce Kurun gazetesinde yayınlanmış bir yazıdan yansıyan Çan’a bakacağız. Ragıp Kemal Cantürk’ün kaleminden çıkmış ve Kurun gazetesinin 24 Mayıs 1935 tarihli sayısında yayınlanan yazı çok ilginç veriler içeriyor. Yazıdaki fotoğrafın hem orijinal halini hem de Gemini ile yapılmış restorasyonunu yayınlayacağım. Yapay zekâ fotoğrafların orijinalliği oldukça bozduğunu göz önünde bulundurarak incelerseniz sevinirim.

Önce kısaca yazardan bahsedelim. Ragıp Kemal Cantürk, “Modern Evliya Çelebi” olarak adlandırılan emekli bir subay. 1930’lu yılların ilk yarısında Milliyet, Akşam ve Vakit (Kurun) gazeteleri adına Anadolu ve Trakya’yı dolaşmış, gezi yazıları kaleme almış. Bu yazılar kitaplaştırılmış ve haklarında makaleler de yayınlanmış. Hatta Çanakkale hakkındaki yazıları kitap bile yapılmış. Tefrikalar halinde yayımlanan yazılarında Cantürk, gezip gördüğü yerlerdeki kamu hizmetlerini, ekonomik durumu, gelenek ve görenekleri, yerel tarihi ayrıntılı olarak ele almış.

“Çanpazarı nasıl yer?” başlıklı yazısının spotu, ele aldığı konuların ve intibalarının özeti gibi: “Sazak köyü – Kaplıcalar – Güzel su, güzel hava, güzel manzara”… Altındaki yazı ise fotoğrafta kimler olduğunu açıklıyor: “Çanpazarı Nahiye Müdürü Bay Zihni Damar ve köy muhtarları”.

İlk önemli bilgi Çan’ın Yunan işgal yıllarında tamamen yakıldığı ve yeniden inşa edildiğine dair: “Burası Biga’nın bir nahiyesidir. İstiklal Savaşı sıralarında Yunan çeteleri buraya birçok taarruzlarda bulunmuşlarsa da her defasında yerli ahali tarafından püskürtülmüşler, nihayet büyük kuvvetler göndererek kasabayı işgal etmişler, sonra evleri ataşe vererek baştan başa yakmışlardır. Şimdiki Çanpazarı sonradan yapılmıştır.”

Şimdi Yenice’ye bağlı Sazak köyü hakkında yazdıkları ise köyün sağlık turizmi geliri olduğunu gösteriyor: “Buranın en cazip, en havadar yeri Sazak köyüdür. Çanpazarı’ndan 20 kilometre uzakta bulunan bu köy, bu civar için bir sanatoryum işi görüyor. Bilhassa buraya gelen veremliler çok istifade ediyorlarmış; köyün manzarası güzel, suları da bol ve nefis…”

İlçe merkezindeki kaplıca hakkında yazdıkları hem kaplıcanın özelliklerini hem de gecelik fiyatını içeren birbirinden ilginç bilgiler içeriyor: “Kasabanın kenarında beton köprünün başında bir kaplıca vardır, köy sandığının malıdır. Üç seneliği 1242 liraya kiraya verilmiştir. Etrafından yükselen sıcak su buharlarından orada bir ılıcanın bulunduğu uzaklardan anlaşılmaktadır. Binasında düzenlik yoksa da genel maksadı temine kafi gelmektedir. Büyücek bir havuzu, etrafında kurnaları, iki tane de hususi banyosu vardır. Havuzlarda yüz para (iki buçuk kuruş), hususi banyolarda beş kuruş ücret alınmaktadır. Geçeleri yatak parası da 30 kuruştur.

Suyun hararet derecesi kaynağında 42, hamam içinde 40’tır. Suyun terkibinde çokça çelik, bir miktar kükürt, iyot ve karbonat gibi 11 madde vardır. Soyunacak yerleri az olduğundan eski kiracı tarafından avlu içinde ayrıca barakalar yapılmıştır. Altı tane odası vardır.

Banyo zamanı haziranda başlarmış, o sırada üç gün devam eden panayıra gelenlerle bu hamam dolup boşalırmış. Romatizmaya, mayasıla, kadın hastalıklarına çok faydalı imiş. Hazirandan eylül sonuna kadar işler, ondan sonra da köye ve gelip geçenlere hamam vazifesini görürmüş.”